Anasayfa > Proje Yönetimi > PROJE EKİBİNİZİN GENÇ ÜYELERİNİ MOTİVE ETMEK İÇİN 3 İPUCU

PROJE EKİBİNİZİN GENÇ ÜYELERİNİ MOTİVE ETMEK İÇİN 3 İPUCU

motivasyonGünümüzde Proje Yöneticiliği yapan birçok kişi proje yönetim süreçlerine ve projenin kârlılığı gibi konulara gözü kapalı açıklama yapabilecek kadar hâkim olsa da, bugüne kadar gözden kaçırdığımız bir konu var: Artık proje ekip üyelerinin çoğu Y Kuşağı’na mensup.

Sizin de ekibinizde muhtemelen 1980’li yılların ortaları ya da daha geç doğumlu Y jenerasyonundan çalışanlar vardır. World Factbook’a göre, Hindistan, Brezilya veya Güney Afrika gibi gelişmekte olan pazarlarda çalışanlar ağırlıklı olarak 25-29 yaş aralığında ve bu ülkelerde 20’li yaşlarda pek çok ekip üyesiyle birlikte çalışmanız olası.

Önceki kuşaktan gelen deneyimli proje yöneticilerinin, daha az tecrübeye sahip bu profesyonellerin benzersiz yeteneklerinden faydalanmaları gerekiyor. Bu çalışanlar daha esnek yapıya sahip, işbirliğine yatkın ve teknik konularda yetenekli kişiler. Bu açılardan bakıldığında projeye birçok fayda sağlayabilecekleri unutulmamalı.

Y Kuşağı mensuplarının olumlu özelliklerini ve becerilerini; uyumlu bir ekip oluşturmak, yüksek verimlilik ve Projeyi daha iyi sonuçlara ulaştırabilmek gibi amaçlar doğrultusunda kullanabilmek ise sizin elinizde.

Bu konuda sizlere dikkate değer 3 önerimiz var;

1. Motivasyon Kaynaklarını Anlayın

Bir ekip üyesinin bağlılığını artırmanın en iyi yollarından biri onu neyin motive ettiğini anlamaktır. Y Kuşağı üyeleri, işbirliğine dayalı bir çalışma ortamına değer verme eğilimindedir.

Millennial Inc.’e ait küresel bir araştırmanın sonuçlarına göre, genç kuşaklar işbirliğine dayalı bir çalışma ortamında çalışmak ve katkı sağlamak istiyor. Anket katılımcılarının yarısından fazlası “Uzlaşma ile karar alan bir ekibin parçası olmayı” tercih ettiklerini ifade ediyorlar. Dolayısıyla, geleneksel örgüt yapısına sahip bir proje yönetimi anlayışıyla genç profesyonellerin motivasyonlarının sağlanması pek mümkün görünmüyor.

Ayrıca, bu çalışanların katkıda bulunmasını ve etki yaratmalarını sağlamak için onlara fırsat sunmanız gerekiyor. En önemlisi, “Söz Sahibi” olduklarını bilmelerini sağlayın.

PMI yönetim kurulu eski başkanı Philip Diab (MBA, PMP)’a göre“Yeni nesil profesyoneller, 50’li ve 60’lı yıllardaki bireylerden tamamen farklı bir düşünce yapısına sahipler. Dünyadaki fırsatların sınırsız olduğunu hissediyorlar, bu nedenle fark edilme ile ilgili beklentileri daha değişik ve farklı ödüllerle motive oluyorlar.” Philip Diab, işgücünün %70’inin 30 yaşın altında olduğu Umman ve Ürdün’de Yönetim Danışmanlığı alanında faaliyet gösteren bir kuruluşta yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütüyor. “Bu onlara anlık ödüller vermekle alakalı değil, katkı sağlamak istemeleriyle alakalı.”

2. Değişik İletişim Kanallarını Kullanın

Eski jenerasyondan profesyoneller çeşitli iletişim yöntemlerine aşina olsalar da, halen durum raporları veya memorandum gibi geleneksel metodları tercih edebiliyorlar.

Ancak, Y kuşağı mensupları ileri teknoloji ile içi içe büyüdüler ve iletişim amacı ne olursa olsun; anlık ileti, kısa mesaj veya tweet kullanmaya daha yatkınlar.

Durum güncelleme bilgilerini veya uyarıları gönderirken çeşitli iletişim yöntemleri kullanmak sizin ve ekibinizin yararına olacaktır. Yüz yüze görüşmelerin de en az yazılı iletişim kadar değerli olduğunu fark edeceksiniz.

Amerika Birleşik Devletleri’nde Havacılık ve uzay araştırmaları alanında faaliyet gösteren Advanced Optical Systems (AOS) projeler koordinatörü ve bilim adamı Stephen Granade “Yüz yüze iletişim kurmak bir ekipte güven oluşturur” diyor. Granade, yeni mezunlardan 30 yılı aşkın deneyime sahip mühendislere kadar değişik yaş ve tecrübeden ekip üyeleriyle çalışıyor ve ekiplerini aktif tutmak için her hafta 10 dakikalık sohbet toplantıları düzenlemeyi tercih ediyor. Günlük bilgi akışı için ise teknolojik iletişim araçlarını kullanıyor.

3. Mentorluğun Çift Yönlü Olmasına İzin Verin

Projenizde deneyimli ekip üyeleriyle genç ve deneyimsiz çalışanları eşleştirmek bilgi birikiminin aktarılması ve yeteneklerin gelişmesi için iyi bir yoldur. Ancak mentorluğun sadece tek yönlü olmaması gerekiyor.

PMI’s Voices yazarı Conrado Morlan (PMP, PgMP, IELI Bölgesel Program Direktörü) geleneksel mentorluk rolünden azami faydayı sağlamanın sizin yaklaşımınızla ilgili olduğu görüşünde.

Conrado Morlan’ın yazısına göre, proje ortamında, yeni neslin mizacı ve görüşleri Baby Boomers* kuşağıyla benzerlikler gösteriyor. Yeni nesil, kendilerini hor görmeyen zeki rehberler arayışında. Bu tür ilişkiler olgunlaştığında, eski kuşak, yeni neslin arzularının kurumsal ihtiyaçlarla nasıl örtüşebileceğini kendilerine gösterecektir.

Eski kuşak ve diğer deneyimli profesyoneller de genç ekip üyelerinden pek çok şey öğrenebilirler. Olgun ve deneyimli profesyoneller bilgi birikimlerini ve kurumsal tarihi ortaya koyarken, genç nesil de henüz denenmemiş yeni çözümler önerebilir ya da son iletişim trendlerinin ötesinde teknolojik yenilikleri tanıtabilirler.

Sonuç olarak günümüzde çok kuşaklı bir takım oluşturmanın esas amacı başarılı proje sonuçlarına ulaşabilmektir. Ayrıca tüm ekip üyelerinizden en yüksek verimle faydalanmanızı sağlaması da önemli bir avantajdır.

* II. Dünya Savaşı sonrasında 1945–1964 yılları arasında doğan kuşak.

Kaynak: www.projeyonetim.com/

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: