Anasayfa > İş Zekası > Veri Ambarı Tarihçesi!

Veri Ambarı Tarihçesi!

data_warehouse_architectureVeri ambarı sistemlerinin ne olduğunu açıklamadan önce, neden veri ambarlarına ihtiyaç duyduğumuzu ve kronolojik gelişim sürecini birlikte inceleyelim.

Charles Coolidge Parlin (1872-1942), pazar araştırmaları geliştirmiş ve pazarlama araştırmalarının babası olarak kabul edilmiştir. Curtis Publishing Co. adındaki şirketinin bünyesinde müşteri-satış merkezli çalışmalarla, şirket reklamcılığına farklı bir boyut getirmiştir.

Artur C. Nielsen (1923), modern pazarlama sisteminin ilk kurucularındandır. Tüketici odaklı pazarlama ve medya araştırmaları ile yapılan inovasyonlar sonucunda, benzersiz perakende-ölçüm tekniğini geliştirmiştir. Nielsen’in araştırmaları sonucunda “pazar payı” kavramının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmıştır.

İlginçtir ki, pazarlama kökenli bu iki araştırmacı, veri ambarı sistemlerinin doğuşuna öncülük etmiştir. Yaptıkları çalışmalarla, yüksek kalitedeki verilerin formüle edildikten sonra, ne gibi fayda sağladığını ölçmüş ve gösterebilmişlerdir.

1970’li yıllarda, veri ambarının temel taşı olan veri, sadece kayıt altında tutulabilmekte ve basit şekilde erişilebilmekteydi. Verilerin işlenmesi ve bu veriler üzerinde müşteri-satış çıkarımları yapmak ise imkansızdı.

70’li yılların sonunda, 13 Temmuz 1979 tarihinde, Brentwood California’da bir garajda kurulan Teradata, ismini Terabyte boyutundaki veriyi yönetme misyonundan hareketle belirledi. 1976 ile 1979 yılları arasında yeni bir konsept ile kurulan Teradata, California Institute of Technology (Caltech) bünyesinde araştırmalarına başladı. Kurucularının amacı, karar destek mekanizmaları için paralel işlem yapabilme gücüne sahip çok işlemcili, yeni bir veri tabanı mimarisi gerçekleştirmekti.

1980’li yıllarda, bilgisayarlar ve kullanım alanları yaygınlaştı. Eskiden şirketlerin sahip olduğu bilgisayarlar, evlere girmeye başladı. Veri, artık tek bir yerde değil, dağınık ve artan şekilde hızla çoğalmaktaydı. Peki bu dağınık verilere nasıl ulaşılabilecekti? Bu sorunun cevabı olarak, (Distributed Database Management System – DDMS) dağınık veritabanı yöntemi sistemlerinin doğuşu gerçekleşti. Veriler burada birleştirilerek, sıralanarak ve sınıflandırılarak saklanmaya başlandı. Fakat, bu seferde bu kadar dağınık verileri işlemek zorlaşmıştı. İşte bu noktada, Teradata, bu problemin çözümü için çalışmalara başladı. Well Fargo Bankası, Teradata’nın çalışmaları sonrası ortaya çıkan ilk ilişkisel veritabanı yönetim sistemini (Relational Database Management System – RDBMS), karar destek mekanizmasında test çalışmaları yapmak için 1983 yılında satın aldı. 1984 yılında ise, Teradata bu ürününün ilk versiyonunu pazara sunmuştu.

1990’lı yıllar halen karar destek yapıları için tatmin edici değildi. Çünkü, yüksek miktardaki veriyi saklama, işleme ve sunma kapasitesi, tam manasıyla elde edilememişti. Bu dönemde, girişimcilerin de yeni gelişen internet dünyasına ilgi duymaya başlaması ile durum biraz yavaş ilerledi. Farklı sistemlerden gelen bu verilerin işlenmesi, çok daha zor hale gelmişti.

1993 yılında, bir çok kişi tarafından modern veri ambarı mimarisinin babası olarak kabul edilen Bill Inmon, yazdığı Veri Ambarı Tasarımı (Building Data Warehousing -Wiley) adlı kitabıyla, ses getirdi.

Bill Inmon’ın kitabına ek olarak Ralph Kimball, 1996 yılında yayınladığı Data Warehousing Toolkit -Wiley- kitabıyla, boyutlu veri ambarı tasarımı dizaynının genel gereksinimleri, sorgu odaklı karar destek sistemlerinin geliştirilmesi üzerine yorumlar getirdi.

Yazılımsal ve donanımsal açıdan veri ambarcılığı fikrinin yaygın hale gelmesi ile Inmon ve Kimball’in veri ambarı modelleri üzerinde çalışmalar başladı. Buradaki fikir, önceki kuramlara nazaran verilerin nasıl kopyalanacağı, nasıl taşınıp ana veri tabanlarına ulaşacağı ya da kaç farklı bilgisayardan verilerin alınacağından ziyade, karar destek yapıları için istenen verilerin nasıl en iyi şekilde elde edilebileceğiydi?

2000’li yıllarda, veriler, cep telefonlarından, web sitelerinden, kişisel bilgisayarlardan, internet günlüklerinden, çeşitli kişisel cihazlardan, gelmeye başlamıştı. Verinin bu hızla artması, veri ambarcılığı pazarına yönelik büyük şirketlerin dikkatini çekti. 2006 yılında, Microsoft, ProClarity firmasını satın alarak piyasaya adımını attı. 2007 yılında, Oracle, Hyprion’u; SAP, Business Objects’i satın aldı. IBM ise Cognos ile güçlerini birleştirdi. Haliyle, veri ambarcılığı pazarındaki güçbirlikleri, gelişmeleri daha da hızlandırdı.

Bu yazı;www.datawarehouse.gen.tr/Makale.aspx?ID=568&seo=veri-ambari-tarihce-ve-ozellikleri sitesinden alıntıdır.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: