Anasayfa > İş Zekası > Neden İş Zekası?

Neden İş Zekası?

clip_image002

Kurum ya da kuruluşlar için en büyük problemlerden birisi üretilen faydalı veya faydasız verilerin şirketin karar sürecinde kullanılamamasıdır. Gündelik hayatta o kadar çok veri akışı olmaktadır ki, bazen bu veri akışı baş döndürücü bir hal alır ve şirketler için yatırım yapılması zorunlu bir hale gelir. Bu veriler ister kişisel bir çalışma olsun, ister büyük bir kamu kurumu için beş yıllık bir proje olsun, isterse mail trafiği, toplantılar, dokümanlar…vb olsun gündelik hayatımızda kurum ve kuruluşların başa çıkması gereken durumlardan birisi olmuştur. İşte bu açıdan şirketler için ” iş zekası” denilen kavram çok önemli bir yer tutmaktadır. İş zekasının kısaca tarifini yapmak gerekirse; üretilen anlamlı veya anlamsız verinin karar mekanizmasına katkı sağlayacak düzeyde anlamlandırılması denilebilir. Farklı veri kaynaklarından toplanması ve analiz edilerek anlamlı hale getirilmesi iş zekası kavramının alanı içerisinde yer almaktadır.

Stanford Üniversitesi’nden Prof. Andreas Weigend’in belirttiği üzere: “Veriler yeni çağın petorlüdür; aynı petrol gibi, kullanılmadan önce rafine edilmelidir.”  Nasıl ki petrolün kullanımı rafine edilmesi ile sağlanabiliyor ve insanlar için kullanılabilir hale getiriliyor, veriler de bu şekilde süzülüp, analiz edilerek kurum ve kuruluşların kullanımına sunulduğunda fayda getirecektir. Ayrıca günümüzde veri azlığı değil veri fazlalığı da dikkatleri çekiyor. İşte verileri anlamlı hale getirebilmek, iş zekası kavramını da ön plana çıkarıyor. Üretilen verilerin kuruluş yararına kullanılması konusunda faklı veri kaynaklarından elde edilen veriler harmanlanarak anlamlandrılıyor. Günümüzde Google, Facebook, Yandex, vb. şirketler kullanıcılar ile ilgili yapmış oldukları ileri analizler teknikleri ve veri sınıflandırması ile ön plana çıkan şirketler konumundalar. Günlük milyonlarca verinin analiz edilerek kullanıcılara anlamlı veri sunumu gerçekleştiriyorlar.  Ayrıca sosyal medyanın da tüm dünyada yaygınlığı göz önüne alındığında günlük milyonlarca veri üretimi gerçekleştiriliyor. Bu yazıda daha çok iş analizi veya zekasından bahsetmek istedim, ancak şu verileri de sizlerle paylaşmak istiyorum(ITO, Büyük veri ve veri madenciliği seminerinden):

–          Amazon’un iki büyük veritabanında toplam olarak 42 terabyte’lık veri var.

–          YouTube’a her gün 65 bin yeni video yükleniyor.

–          2011 yılında 2 milyar Internet, 4,6 milyar cep telefonu kullanıcısının olduğu bir ortamdan söz ediyoruz.

–          2012 yılında her gün 2,5 exabyte veri üretiliyor ve bu miktar 40 ayda ikiye katlanıyor.

–          2015 yılında bu miktarın 8 zetabyte’a çıkabileceği tahmin ediliyor.

Yukarıdaki bilgiler büyük verilerin dünyadaki durumunu gösteriyor ancak dikkat çekilmesi gereken nokta; “Bu verilerin doğru analiz edilmesi ve kullanılabilir hale getirilmesi.” İş analizi veya iş zekası kavramının sık sık dile gelme nedenlerinden bir tanesi de verilerin günden güne tahmin edilemez boyutta artışıdır.

Peki iş zekası kavramı kuruluşlar için kavram olarak mı kalmalı?

Tabi ki hayır. Martin Luther’in dediği gibi: “Uçamıyorsan, koş; koşamıyorsan, yürü; eğer yürüyemiyorsan, sürün, ama hareket etmeye devam et. Geleceğe yürümeyi sürdür…”. Burada 2 durum dikkati çekiyor: 1.si hareket etmeye devam, 2.si geleceğe yürüme… İş zekası için önce harekete geçilip, mevcut durumumuzu gözden geçirecek, sonra gelecekle ilgili çalışmalar yapacağız. Önce var olan verilerimiz için iş zekası kavramını uygulamaya geçirip, sonrasında olacak durumlar için iş zekası kavramını kullanacak ve üst yönetim için anlamlı veri üreterek, karar mekanizmalarına katkı sağlayacağız.

İş Zekası Ne Tür Faydalar Sağlar?

Sektörüne, içeriğine ve şirketin yaklaşımına bağlı olarak değişiklikler göstermesi mümkün olmakla birlikte iş zekası projelerinden beklenebilecek bazı hedefleri sıralayalım. Tabii ki bu liste bütüncül değil, yani olası tüm getirileri listelemiyor. Ama size bir fikir verebilir düşüncesindeyim:

–          Finansal sonuçlar hedeflendiği gibi finansal olmayan sonuçlar da hedeflenebilir.

–          Şirket gelirleri daha iyi anlaşılıp artırılabilmesi, maliyetlerinin azaltılabilmesi.

–          Müşteriler, çalışanlar, departmanlar gibi unsurların özellikleri bazında performans açısından incelenebilmesi sonucu, müşteri ödül programlarının, çalışan ödül programlarının ve departmanlar arası kaynak paylaşımının daha iyi yönetilebilmesi.

–          Şirketin stratejik, taktik ve operasyonel seviyede aldığı kararların bilgisiz fikirlerden çok bilgi temelli fikirlere dayanmasını sağlamak.

–          Şirkette bilgi şeffaflığını artırmak.

–          Performans ölçümlerinin daha sağlıklı olmasını sağlamak ve sorunlar konusunda sahiplenme sorunlarını iyileştirmek.

–          Sorun oluşan konuların erken fark edilmesini sağlamak.

–          Olası kar modellerinin erken ve daha iyi anlaşılmasını sağlamak, böylelikle fırsat süreci kapanmadan faydayı artırmak.

–          Konsol ve karne gibi izleme sistemleri ile işi doğru izlemek ve işin izlendiği bilincini tüm şirkette oturtmak.

–          Finansal başarıyı sağlayan müşteri, üretim ve insan kaynakları kriterlerini belirleyerek finansal sonuçlar gibi ardıl ölçütlerin yanı sıra bu tür öncül ölçütleri de denetim altında tutabilmek.

Bu liste elbette daha da artırılabilir ancak iş zekası ile ilgili fikir vermesi açısından önemli olduğu düşüncesindeyim.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: