Anasayfa > Hayata Dair, İş Hayatına Dair > Cesaret mi Korku mu? Hangisini Seçmeli?

Cesaret mi Korku mu? Hangisini Seçmeli?

“Yüksek bir dağa çıkma güçlüğünden kaçınırsanız, güzellikleri göremezsiniz.”   W. Shakespeare

Shakespeare‘in dediği gibi zaman zaman göremediğimiz, göremediğimiz için de denemekten korktuğumuz o kadar çok durumla karşılaşıyoruz ki…İçimize cesaret tohumları yerine, korku ve cesaret edememe tohumları serpiliyor. Cesaret; hayatımıza heyecan katmamıza, deneme hissiyatını hayatımıza uygulamamızdaki en büyük etken ve duygulardan birisidir. Peki cesaret her zaman mı, insan hayatında olmalı? Elbette ki hayır… İşte Shakespeare‘in ifade ettiği; güzellikleri görebildiğimizde ortaya çıkarmalı, hayatımıza değer katmalıyız ki diğer durum insanı hüsrana, hayal kırıklıklarına sürükleyebilir. Ondan dolayıdır ki; güzellikleri farkedene, görene kadar cesareti saklamalı, sonrasında ise korkuyla mücadele eden değil, korkuya karşı koyan bir güce dönüştürmeliyiz. 

cesaret

Aşağıdaki hikayeyi; cesaretin neleri getirebildiği ve ön yargıların neleri götürebildiği hakkında güzel bir hikaye olması münasebeti ile sizlerle paylaşmak istedim…

Bilge sultanın, vezirlerinden birisini baş vezirliğe tayin etmesi gerekiyordu. Bu göreve layık veziri bulabilmek için bütün vezirlerini etrafına topladı ve onları bir sınava tabi tuttu. Onları o güne kadar gördükleri en büyük ve en ağır kapının önüne getirip şöyle dedi:

“Sizler çok akıllı ve güçlü insanlarsınız ve ümit ediyorum ki içinizden birisi ülkemin şu en büyük kapısını açabilir. Şimdi sizi kapıyla baş başa bırakıyorum. Göreyim bakayım hanginiz kapıyı açabilecek.” Saray mensuplarından bazıları daha kapıyı görür görmez dudaklarını büküp kapıyı açmanın mümkün olmadığına karar vermişti. Diğerlerine göre daha akıllı sayılabilecek bazıları kapıyı daha yakından incelediler; ama kapının azameti karşısında onlar da pes etmekte gecikmedi. Kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda bu kapının imkanı yok açılamayacağında fikir birliği etti. Sarayın en seçkin adamları kapının karşısında ümitsizce beklerken, o zamana kadar saygısından öne geçmeyen en genç vezir diğerlerinin arasından sıyrılarak kapının yanına gitti. Onu şöyle bir gözden geçirdi. En sonunda bütün kuvvetiyle kapıya yüklendiğinde kapı ardına kadar açıldı.

Meğerse kapı zaten tam kapalı değildi ve onu açabilmek için gereken sadece deneme cesareti gösterebilmekti. Sultan bu cesareti gösterebilen gence şunları söyledi: “Sadece görüntüye bakarak daha baştan ümitsizliğe kapılmadın, sonunda başarısız kalacak olsan bile deneme cesareti gösterdin. Bu yüzden baş vezirlik makamına seni atadım.”

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: